Hemotoraks Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Hemotoraks herhangi bir darbe veya kaza esnasında akciğerleri saran plevra zarlarının arasına kan birikmesi ile meydana gelen bir tablodur.

Akut yani aniden ortaya çıkabilir. Travmaya bağlı olarak ortaya çıkar. Müdahale edilmesi gerekir. Hemotoraks nedenleri arasında künt yaralanmalar, pulmoner damar yaralanmaları, bazı maling(kötü huylu) hastalıklar, kendiliğinden  meydana gelen kanamalar. Hemotoraks dışarıdan bakıldığında ilk etapta gözlemlenemeyebilir. Bu nedenle herhangi bir kaza anında böyle şüpheli durumlarda hemen sağlık ekibine haber verilmesi gerekir.

Hemotoraks

Kişi veya kişiler eğer biliyor ve sertifikası var ise, yaralı veya yaralılara olay yerinde sağlık ekipleri gelene kadar ilk müdahaleyi yapabilir. Onun dışında herhangi bir bilgi olmadan müdahale edilmemesi gerekir.

Hemotoraks Belirtileri Nelerdir?

Hemotoraks künt bir darbe veya trafik kazaları sonrasında görülebilir. Künt darbeler genellikle sert cisimler ile vurma şeklinde meydana gelir. Bu nedenle de hemotoraks hemen fark edilmeyebilir. Hemotoraks trafik kazası sonrasında fark edilmiş ise belirtiler değerlendirilerek hemen sağlık ekiplerine haber verilmelidir. Hemotoraksın başlıca belirtileri arasında:

  1. Nefes almada güçlük
  2. Solunum derinliği ve hızının artması
  3. Morarma
  4. Hipotansiyon
  5. Kalp atım hızının artması
  6. Boyun venlerinde düzleşme
  7. Etkilenen tarafta nefes alma sırasında göğüs hareketlerinde azalma

Sayılabilir. Hemotoraks tablosunda ilk etkilenen sistemlerden birisi dolaşım ve solunumdur. Akciğer zarları arasındaki sıvı miktarı arttıkça akciğerler baskılanır ve nefes alıp vermek güçleşir.

Hemotoraks Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kaza anında ilk yardım bilinmiyor ise mutlaka sağlık ekibi çağırılmalıdır. Sağlık ekipleri gelene kadar bireyin dolaşımı solunumu kontrol edilebilir.

Hastane ortamında hemotoraksı düzeltebilmek için yapılacak işlem cerrahi işlemdir. Göğüs tüpü takılarak plevra zarları arasında biriken kanın boşaltılması gerekir. Anestezi altında yapılan bir işlemdir. Bu nedenle de hastanede kalmayı gerektirir. Bol oksijen takviyesi gerekebilir. Hasta sakinleştirilmeli, gerekirse acil durumda kullanılabilecek bütün setler hazırda bulundurulmalıdır. Bireyler hastanede şok bulguları yönünden gözlemlenmeli, tüpe gelen kan miktarı her gün ölçülmeli kanın rengi takip edilmelidir. Kanama tamamen durduğunda kanama bitmiş demektir ve tüp steril koşullarda tekrar vücuttan ayrılır. Sağlıklı günler dileriz.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir