Hayata Bakış Açısını Değiştirmek

Hayata bakış açımızı değiştirmek ama nasıl… Çağlar boyunca felsefeciler de insanoğlu ve hayata geliş amacı üzerine sürekli yeni kuramlar, yeni teoriler geliştirmiştir. Ortak olarak varılan yargı da insanlığın var olma amacının kendisinden sonra gelecek yeni nesli devam ettirmede bir araç olduğu yönündedir.

Hayatta her insanın mutlaka kendine ait hedefleri olmalıdır. Kısacık zaman diliminde hiçbir şeyi ertelemeden hedeflere adım adım yaklaşmak gerekiyor. Ancak bu şekilde yapılırsa hayatın tekdüzeliği yani monotonluğu ortadan kalkacaktır. Fakat monoton bir yaşam sürdürülmeye devam edilirse bu kişinin hayata bakış açısını değiştirmek adına kısır döngü içerisinde dönüp durması anlamına gelir.

Hayata Bakış Açısını Değiştirmek
Hayata Bakış Açısını Değiştirmek

Hayata Bakış Açımızı Değiştirmenin Yolu

Hayata bakış açısını değiştirmeyi düşünen bireyin artık, hayatında bir şeyleri eklemeye ya da hayatından bir şeyleri çıkarmaya karar verdiğini anlarız. Yine bu bireyin içerisinde bulunduğu durumda da birtakım yenilikler daha doğrusu değişiklikler amaçladığı aklımıza gelir. Çalıştığı işini değiştirme veya sahip olduğu aracının modelini değiştirme gibi…

Fakat bir de manevi bakış açılarımızı değiştirmek de gerekiyor. Çünkü insanoğlu ruha sahip bir canlıdır. Ruh olmadan bedenin varlığına ölü denilir. Manevi bakış açımızı değiştirerek hislerimizi daha taze ve canlı tutmayı başarmış olacağız. Böylelikle içerisinde yaşadığımız çevremiz ve insanlara karşı bakış açısını değiştirme yolunda kararlı bir adım atmış olunacaktır.

Değişime öncelikle insanın kendinden başlaması gereklidir. Çünkü her şey aslında bizim elimizde. Eğer biz bir şeyleri değiştirirsek zaten istediğimiz şeyler de bizim belirlediğimiz şekilde değişim yaşayacaktır. Hayata bakış açısını değiştirmeye amaçlarımızı, hayattan beklentilerimizi, hissiyatımızı ve de en önemlisi hedeflerimizi eklemek gerekir. Çünkü hedefe ulaşmak hayatımızın en büyük tablosunu bize çizecektir.

Hayata Bakış Açısını Değiştirmek

Monoton Yaşama Dair Dipnotlar

Monoton (sıradan) yaşantı bunalım, stres ve de sonunda intihara kadar sürükleyecek somut davranış kalıplarını getirecektir. Monotonluk bu yüzden insanların belki de hayatta yalnızlık kadar korktukları en büyük korkularından birisidir. Monoton bir yaşam denildiği zaman herkesin aklına her gün aynı şeyleri aynen yapmak gelir ki böyledir. Monoton yaşam tekdüze yaşam demektir.

Oysa her gün aynı şekilde adeta programlanmış bir robot gibi yaşamak insan doğasına aykırıdır. Monoton bir yaşamdan kurtulmanın tek yolunun maddi güç olduğuna inanan kişilerin sayısı bir hayli çok. Oysa hayata bakış açısını değiştirmek için illa para sahibi olmaya gerek yok. Çünkü tabiat icabıyla paranın doğada yeri yok. Para sadece modern ekonomik sistemin getirdiği bir araç niteliği taşır. Temel ihtiyaçlar ise zaten doğanın ta kendisinde vardır. Bu nedenle insanoğluna düşen doğaya gözünü çevirip bakmak ve ne kadar kendisine lütfedilen onlarca nimetin var olduğunu anlamak olacaktır.

Monoton yaşayan kişi sadece kendi yaşamını alt üst etmez aynı zamanda başta iş ortamı olmak üzere sosyal ilişkiye girdiği diğer insanların etrafına da negatif enerji yükler. Bundan kurtulmanın tek yoluysa tekdüze yaşamı terk etmek ve hayata geliş amacımızın olduğunun bilinciyle yaşayarak hareket etmemiz olacaktır.

İnsanoğlunun Bakış Açısını Değiştirecek Hedefler

İnsanoğlu çağlardan bu yana sürekli temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yaşamıştır. İlkel topluluklardan günümüze kadarki bütün insanların ortak özellikleri beslenme, uyuma ve cinsellik ihtiyacıdır. Bu temel ihtiyaçlar gerçekleşmezse zaten insanın yaşamına devam etmesi mümkün olmaz.

Bireysel dürtüleri olarak beslenme ve uyuma temel ihtiyaçları olup hayatını devam ettirmesini sağlar. Sosyal bir ihtiyaç olarak hem neslinin devamını sağlamak hem de ruhsal açıdan kendini mutlu hissetmek adına cinsellik dürtüsünü bastırmak için ikincil dürtüsünü de karşılamak zorunluluğu hisseder.

İnsanoğlu 21. yüzyılda modern insanlığın en büyük sorunu başlığıyla sıkça tartışılıp duruyor. Bütün imkanlara sahip olmasına rağmen insanlar neden mutlu değil, neden sürekli günden güne şiddet tırmanıyor… Çünkü insanlar amaçsızca yaşıyor. Amaç sadece para kazanmak olunca ama kazanılacak paranın nereye harcanacağı bilinci olmayınca işte insanlar sonunda birbiriyle uğraşmak durumunda kalıyor. Modern dünyada bir bakıma ilkel kabile savaşları da kaçınılmaz oluyor.

Kendimize hedefler koymamız gerekir. Zihinsel gelişimimizi destekleyecek kişisel gelişim kursları (enstrüman kursları, yetenek kursları, bilişim kursları vs) sosyal gelişim etkinlikleri (dernek ve vakıf etkinlikleri, gönüllülük esasına dayanan sosyal etkinlikler, doğa yürüyüşleri, bilimsel ve sanatsal çalışmalar vs) hayata bakış açısını değiştirmek adına hedeflerimiz arasında gelebilecekler arasında.

21. Yüzyıl ve Mutluluğun Sırrı

Mutluluk insanlığın her yüzyılda aradığı şeydir. Bu öyle bir iksirdir ki Lokman Hekim bile tarifinden bihaber. Mutluluk insanın içine ansızın gelen bir duygudur. Kimi zaman ağlamak insana mutluluk verirken kimi zaman da korkmak insana mutluluk getirebiliyor. Mutlu olmak demek hep gülmek demek değildir. 21. yüzyılın içerisinde olduğumuz zaman diliminde ise mutluluk yine sır olmaya devam edecektir. İnsan her an mutlu olamaz. Daimi mutluluk mümkün değildir. Ayrıca insanoğluna bahşedilen her duygu da aslında birer mutluluktur. Böyle düşünürsek hayata bakış açımızı da değiştirmiş olur ve neden mutlu olamıyorum yanıtını kendi kendimize vermiş oluruz. Bu da hayata dair yaşamımızdaki anlamı aslında bize kendini resmeder.

Şunlar da hoşunuza gidebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir